KÖYÜMÜZÜN TARİHCESİ
Köyümüz Cumhuriyet tarihinden öncesi tarihinin araştırılması için, ayrıntılı bir tarih çalışması yapılmamış olmakla birlikte,Aksaray tarihinde azda olsa bilgi bulunmaktadır.Köyümüzün tarihiyle ilgili bilgilerin çoğunluğu yaşlı büyüklerimizden duyduğumuz sözlü tarihten ibarettir.Özellikle 1997 yılından itibaren yapılan güvercin kayası kazıları tarihimize ışık tutmaya başlamıştır.(Bakınız Turizm kısmına)Bu kazılar köyümüzü tarihinin Milattan öncesine kadar uzandığını göstermektedir.
Aksaray civarı Osmanlının son zamanında, Niğde Vilayet sancağına bağlı iken 1920 yılında tekrar müstakil sancak olmuştur. 1924 yılında vilayetler kurulurken de adı Aksaray vilayeti olarak değişen ilimiz,1933 yılında vilayetlikten alınarak Niğde iline bağlı bir ilçe haline getirilince, Çatalsu Köyü bu ilçeye bağlı bir köy durumunda idi. İlimiz Aksaray 15/06/1989 tarih ve 3578 sayılı yasa ile İl statüsüne kavuşunca köyümüz aynı tarihte merkez ilçeye bağlanmıştır.
09/05/1990 tarih ve 3644 sayılı yasa ile merkezi Ağaçlı kasabası adı Gülağaç olarak değiştirilerek İlçe statüsüne kavuşunca. Başlangıçta merkez ilçeye bağlı köyümüz Gülağaç ilçesine bağlanmıştır.
COĞRAFİ YAPISI VE İKLİM:
Coğrafi yapısı:
Çatalsu köyümüz Siyasi açıdan Aksaray ilinin Gülağaç kaymakamlığına bağlıdır.Coğrafi yönden Çatalsu Köyü İç Anadolu bölgesinin orta kesiminde Kızılırmak'ın güneyinde bulunan plato üzerinde bulunmaktadır. Rakım’ı 1.100-1200 m. arasıdır. Kuzey ve Batısında İlimiz Aksaray, ve Mamasun barajı Doğusunda Nevşehir İline Bağlı Derinkuyu ve Saratlı Kasabası ve Kuzey doğusunda Acıgöl İlçeleri ve Güneyinde Aksaray’a bağlı Güzelyurt İlçeleri,Demirci ve Doğan tarla kasabaları komşudur.
Yer yüzü şekilleri Çatalsu Köyü yüzey şekilleri bakımından II. Jeolojik zamanda teşekkül etmiş yöre yanar dağlarının (Hasan Dağı) kızgın küllerinin soğuması sonucunda oluşan yumuşak kayalardan meydana gelen ufak dağlar ile bunlar arasında serpilmiş ovalardan oluştuğu görülmektedir. Ayrıca köyümüz mamasun Barajıyla bir gölede sahiptir. Karasu ırmağı kollarıyla yine köyümüzde birleşir. Köyümüz çeşitli mevkilere ayrılmıştır.
Bunlardan bazıları şunlardır:Kurt kayası, Güvercinlik kayası, Musalla kayası,Yazır, Kardırma, Öteğçe, Değirmendere, İkisuvarası...
İklim:
Yapılan çeşitli iklim tasniflerine göre, Çatalsu köyümüz orta iklimler kuşağında olup, soğuk yarı kara iklim tipine sahiptir. Yazlar sıcak ve kurak kışlar soğuk ve az yağışlı, kış aylarında genellikle kar şeklindedir. Eskiler anlattıklarına göre son yıllarda kar yağışı ve yağmur oldukça azalmıştır.
Bitki örtüsü: Köyümüzde İlçe genelinde görülen, bozkır dediğimiz ilkbaharda yeşeren yazın kuruyan otsu bitkilerle kaplı olup, akarsu çevrelerinde zamana göre yöre iklimine uygun ekonomik değeri olmayan söğüt, kavak ve çeşitli meyve ağaçları ve çalı tipi küçük ağaçlar yetişmektedir.
İlçe arazisi içerisinde doğup Mamasun barajına dökülen karasu çayı adında akarsu olup, düzensiz debiye sahip yazları genelde kuruyan küçük dereler bulunmaktadır.
NÜFUS VE EKONOMİK YAPI
Sosyal Hayat:
Halk gelenek ve göreneklerine oldukça bağlıdır. Düğün merasimleri ile dini ve milli bayram kutlamaları bir hayli görkemlidir. Ananevi, düğün yemekleri verilir, kına gecesi gelin alma merasimleri düzenlenir. Düğün sahibine komşuları da maddi ve manevi katkılarda bulunurlar. Misafirler en güzel şekilde ağırlanırlar.
Özellikle köylü cenaze ve düğünlerindeki birliktelik ve dayanışmalarıyla komşuları ve çevrece takdir edilirler ve beğenilirler.
Ekonomik Yapı:
Köyde: Köy halkı genellikle tarım ve tarıma dayalı işlerle uğraşmaktadır. Tarımsal ürünler olarak Ayçiçeği, Pancar, Patates,diğer sebzeler Yulaf, Buğday, Arpa, Baklagiller Nohut ,Fasulye ve mercimek Üzüm bağı vb. ürünler yetiştirilmektedir. Yine köyde küçükbaş hayvancılık Koyun ,keçi ve Büyükbaş hayvancılık sığırcılık ev bakıcılığı şeklinde yapılmaktadır.Bu alanda, köy halkı erkek kadın ayrımı olmaksızın birlikte iş hayatına katılmaktadırlar
Aksarayda Yaşayanlar: Hemen hemen her iş kolunda çatalsu köylülü görmeniz mümkündür.Aksaray İlinin Laleli ve Çiftlik mahallelerinde oturanlar köyden getirdikleri alışkanlıkla yine sebzecilikle uğraşırlar,İlin ilk sebzelerini bu köylüler yetiştirirler ve piyasaya çıkarırlar.Apsarlının olduğu her mekan yeşillik içerisindedir,yeşili ve toprağı severler.Bunun dışında devlet daireleri ve hemen hemen esnafın her iş kolunda bu köylüyü görmeniz mümkündür. (Valilik, nüfus, adliye, milli eğitim, belediye ... sarraf, berber, pastaneci, tamirci, marangoz ...
Nüfus:
Köyde: Köyün genel nüfusu, 2000 yılında yapılan genel nüfus sayımına göre 313 dür. 151 Erkek 162 Kadın
Aksarayda Yaşayanlar: Genel Bir çalışma yapılmamasına rağmen dernek çalışmalarına göre 700-800 hane arası ve 4000-5000 civarı nüfus tahmin edilmektedir. Köylümüzün Aksaray da Yoğun olduğu mahalleleri şu şekilde gruplandırabiliriz.
1.Orhan Ağaçlı tesisleri ve Nevşehir yolu civarı:Çiftlik Mahallesi,Nakkaş Mahallesi,Hassas Mahallesi,Küçük Bölcek Mahallesi,Tacın mahallesi
2.Lale bağları civarı:Laleli mahallesi,Kurtuluş mahallesi,Kılıçaslan Mahallesi,Bahçeli Mahallesi,Hürriyet Mahallesi,İstiklal Mahallesi,Fatih Mahallesi Hacılar harmanı
3.Çarşı :Merkez mahalleler,B.Bölcek Mahallesi
APSARI (ÇATALSU) KÖYÜ SOY İSİM LİSTESİ
| 01. ATA |
02. ATAV |
03. ASAL |
04. ALANYURT |
05. ALAN |
06. BATUR |
| 07. BERK |
08. BOSTANCI |
09. ÇEVİK |
10. ÇAM |
11. ÇAĞDAŞ |
12. ÇAKIROĞLU |
| 13. DEĞİRMENCİ |
14. DURU |
15. DİNÇ |
16. DİLEKÇİ |
17. DAL |
18. DAĞ |
| 19. EMEKLİ |
20. ELÇİ |
21. GÖN |
22. GÖL |
23. GÜN |
24. GÜR |
| 25. GEÇGİL |
26. GENÇ |
27. İNEL |
28. İNANÇ |
29. KAMİLOĞLU |
30. KASAL |
| 31. KALAYCI |
32. KELEŞ |
33. KAV |
34. KOÇAK |
35. KELEŞOĞLU |
36. MUŞTU |
| 37. ÖĞÜT |
38. ŞEN |
39. TÜRKMEN |
40. US |
41. ÜNAL |
42. ÜNLÜ |
| 43. YAY |
44. YEŞİLAY |
45. YİĞİT |
46. YILMAZ |
47. ZENGİN |
|
A-Köy'de
İlköğretim:(1.Kademe) Birleştirilmiş sınıf 1,2,3 sınıflar sabah 4.5 sınıflar öğle 2 öğretmen
İlköğretim:(2.Kademe) Taşımalı Saratlı İÖO'na 24 öğrenci
Çatalsu İlköğretim Okulu: 0382 433 44 11
B-Aksaray'da
Elde tutulmuş resmi veriler yoktur. Ama Aksaray'ın hemen hemen her mahallesinde özellikle Laleli ,Çiftlik, Küçük bölcek mahallerinde bulunan okullarda ve eğitim kurumlarının da (ilköğretim, Orta öğretim ve Meslek liseleri) Apsarlı öğrenci bulmanız mümkündür.Yine yurdun her köşesine dağılmış yüksek öğrenimine devam eden öğrenciler bulabilirsiniz. Biz burada 2005 Yılında ÖSS,OKS ve DBS de başarılı olan öğrencilerimizin isimlerini vereceğiz.
2005 YILI GURUR TABLOSU YILDIZLARIMIZ
ÖSS’Yİ KAZANAN ALTIN ÇOCUKLARIMIZ
| Adı-Soyadı |
Kazandığı okul |
Babasının İsmi |
| Esra Kasal |
Ankara Üniversitesi Eczacılık fakültesi |
Bayram Ali Kasal |
| Yasin Batur |
İstanbul Teknik Üniver. İnşaat Mühendisliği |
Ercan Batur |
| Mine Bostancı |
Çukurova Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği |
M.Ali Bostancı |
| Kevser Çam |
Selçuk Üniversitesi Bilgisayar Öğretmen |
Recep Çam |
| Seyit Kalaycı |
S.Demirel Üniversitesi Tekstil Mühendisliği |
Metin Kalaycı |
| Mesut Atav |
Kocatepe Üniversitesi İşletme Fakültesi |
Nizami Atav |
| Pınar Değirmenci |
Anadolu Üniversitesi Okul Öncesi Öğretm. |
Hüseyin Değirmenci |
| Gülşah Emekli |
Cumhuriyet Üniversit. Hemşirelik Yüksek O. |
Ahmet Emekli(Hüseyinoğlu) |
| Mehmet Keleş |
18 Mart Üniversitesi Süt Ürünleri M.Y.O. |
Hasan Keleş |
| Nuray Duru |
Niğde Üniversitesi Büro Yönetimi ve Sek. |
Arif Duru |
OKS’Yİ KAZANAN ALTIN ÇOCUKLARIMIZ
| Adı-Soyadı |
|
Babasının İsmi |
| Oğuzhan Ata |
Meram Anadolu L. Konya |
Tanfer Ata |
| İbrahim Duru |
Anadolu Öğretmen L. Aksaray |
Mustafa Duru (İdris) |
| Sevgi Şen |
Anadolu Öğretmen L. Kayseri |
Ali Şen |
| Rıdvan Yeşilay |
Hazım Kulak Ana. L. Aksaray |
Yusuf Yeşilay |
| Kübra Duru |
Osman Gazi Ana. L. Aksaray |
Mustafa Duru (Hidayet) |
| Kübra Kasal |
Ş.Ali Er Anadolu L. Aksaray |
Fahrettin Kasal |
| Necla Duru |
Ş.Ali Er Anadolu L. Aksaray |
Mustafa Duru (Hidayet) |
| Şeyma Ata |
Cahit Korkmaz S.M.L. Aksaray |
Remzi Ata |
DBS’Yİ KAZANAN ALTIN ÇOCUKLARIMIZ
| Adı-Soyadı |
|
Babasının İsmi |
| Habip Sevimli |
Devlet Bursluluk Sın 7. Sınıf |
Mustafa Sevimli (Eniş.) |
| A. Buğrahan Emekli |
Devlet Bursluluk Sın. 6. Sınıf |
Ramazan Emekli |
| Zeynep Kasal |
Devlet Bursluluk Sın. 6. Sınıf |
Ömer Kasal |
TURİZM
1.Balıkçılık
Mamasun baraj göllerinde tatlı su levreğiyle aynalı sazan balıkları yetiştirilmektedir. Mamasun Baraj Gölünde yetiştirilen tatlı su ıstakozu (kerevit) yurt dışına ihraç edilmektedir.Baraj olta balıkçılığı ve serpme ağla avlanmak için oldukça uygundur.
2.Kamp ve piknik
Mamasun barajı ve ırmak kenarı yürüyüş yapmaya elverişlidir. Özellikle öteğçe tarafı ve bağlıklar piknik ve dinlenme alanı ile atlı tur gezintileri ve doğa yürüyüşü için uygundur.
3.Kayık gezintisi
Mamasun barajı kayıkla gezinti yapmak ırmak kenarı yürüyüş yapmaya elverişlidir.
4.Av sporları
Baraj kışın ördek, kaz, behri ,bıldırcın vs. kanatlı av hayvanlar ve Tepeleride tavşan avcılığı için uygundur.(Son yıllarda tavşan avlanıldığına hiç raslanmamıştır.)
5.Güvercin kayası ören yeri
Güvercin kayası 1999 Kazısı:
Güvercin kayası adlı ören yerinde (Aksaray ili/ Çatalsu/ Apsarı köyü), 1996’dan beri İ.Ü. Rektörlüğü Araştırma Fonu’nca desteklenen arkeolojik kazı çalışmaları, İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Prehistorya Anabilim Dalı ve Aksaray Müzesi Müdürlüğü’nce ortaklaşa yürütülmektedir. 1999 yılı araştırmalarına 4 yardımcı arkeolog üye, 17 öğrenci ve değişik dallardan iki yabancı uzman katılmıştır. Adını Mamasun Barajı göl alanı içinde, üzerinde konuşlandığı yüksek kayalıktan alan buluntu alanı, Groningen Üniversitesi laboratuvarlarında tamamlanan C 14 analizlerine göre, G.Ö.6020-+40 yıllarına tarihlenmektedir. Son veriler, önceden planlanarak oluşturulmuş, savunma ihtiyacının giderek önem kazandığı bir yerleşme savının, daha da pekiştirilmesini sağlamıştır. Şimdilik kaydıyla, sıra evler tarzındaki konut dizilerinin ayakta kalabilmiş, en eski evresini, kuzey teras yapılarının temsil ettiği önerilmektedir. Bu konutlar, kuzey-güney yönlerinde yerleştirilmiştir. Höyük içine doğru girildikçe, eksenlerin, kuzeybatı güneydoğu aksına kaydığı gözlemlenmiştir. Eksenlerdeki kayma, büyük olasılıkla, daha geç bir evreye işaret etmektedir. Bu, evreyi temsil eden konutlar, yerleşmeye girişleri sağlayan, doğu geçidinin iki yanına sıralanmıştır. Konut planlarının, kesin olmamakla birlikte, oldukça geniş bir baş oda ve baş odaya arkadan bitişen iki küçük mekandan oluştuğu sanılmaktadır. Tüm odalar içten birbirine bağlanmaktadır. Önceleri, doğrudan yola açılan baş odaların cümle kapıları, daha sonraları yol cephesine eklenen, ocak taşlarından alçak bir seki üzerine oturan, kubbeli birer fırınla kapatılmıştır. Bu önlem, savunma amacına yönelik olmalıdır.
Bu yıl saptanan en ilginç buluntu toplulukları arasında, hiç kuşkusuz bir evin ihtiyacını karşılayacak zahirenin çömlekler içinde depolandığı mutfak bölümü sayılabilir. Art arda sıralanmış, çeperleri çamur sıvalı, kap sokuları ve yerinde kırılmış çanak çömlek örneklerinin yer aldığı bu günlük yaşam alanı, geleneksel Anadolu kilerlerini anımsatmaktadır. Buradaki sokulardan birinde ele geçen uzun boyunlu, şişkin karınlı, yatay kulplu, krem astar üzerine, kahverenginin tonlarında, çift renkli geometrik bezekli çömlek, Güvercinkayası’ndaki ilk örnektir.
Kuzeye doğru genişletilen, höyük merkezindeki, yanıklı alanda açığa çıkarılan, çift kerpiç tuğla genişliğindeki, sekmeli duvarsa, Güvercinkayası mimarisinde hem yeni, hem de yabancı bir öğedir. Boyutları çok büyük olmasa da, Güvercinkayası yerleşmesinin, önceden tasarlanmış mimarisiyle, Orta Anadolu’nun kentleşme süreci bağlamında, önemli bir yer tutuğu düşünülmektedir.
GÜVERCİN KAYASI KAZISI,
TARİHE YENİ BAKIŞLAR KAZANDIRARAK İLERLİYOR
Aydınlık, 22.09.02, Sibel Koç
Güvercinkayası, İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevil Gülçur'un başkanlığında, 6 yıldır kazılıyor. Yaşamın izlerinin MÖ 4 bin yılına kadar vardığı Güvercinkayası, Aksaray'a bağlı Çatalsu köyünün 1 kilometre batısında, Mamasun Barajı göl alanındaki bir kaya yerleşmesi. Üç yanı sularla çevrili. Kışın sular yükselince ada, yazın ise bir kaya görünümünde.
1993 yılında, İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı eski Başkanı Prof. Dr. Ufuk Esin, Aksaray Projesi'ni başlattı. Amaç, Akeramik Neolitik (MÖ 7 bin) dönemi yansıtan Aşıklı Höyük benzerlerinin bulunup bulunmadığını görmekti.
Proje, daha sonra Prehistorya Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevil Gülçur'un başkanlığında, "Aksaray-Nevşehir-Niğde İlleri Yüzey Araştırması" çalışmasıyla sürdü. Araştırmalarda, bölgede 300'den fazla ören yeri saptandı. Güvercinkayası yerleşmesi de, 1994 yılında yapılan yüzey araştırmasında ortaya çıkmıştı.
Çalışmalar, süreç içinde bir boyut daha kazandı: memleket envanteri çıkarmak. Yani, bölgedeki tüm ören yerlerini, dönem ayırt etmeksizin belirlemek. Böylece, yerleşmelerin nasıl geliştiği hakkında bir fikir edinilecekti.
3 BİN YILLIK YOLLARIN DİLİ
İki noktada kazı çalışmaları başladı: Musular ve Güvercinkayası. Bölgede çok sayıda tümülüs (yığma toprak mezar) vardı ve tümülüsler eski ulaşım güzergâhlarında görülüyordu.
Güvercinkayası yerleşmesi, çevreye ve ulaşım yollarına hâkim. Örneğin, taş döşeli Roma Dönemi Hacılar Yolu'yla, kayalığın hemen güneyinde Melendiz'i aşan yaylan yeri. 60'lı yıllardaki baraj yapımına kadar çevre sakinlerine hizmet veren yol, Göç Yolu olarak tanımlanıyordu.
Kazı Başkanı Doç. Dr. Sevil Gülçur'a göre, "kültürleri birbirlerine çatan yollar, bir anlamda ülkelerin de can damarlarıdır".
"EVCİLLEŞTİRME, ANADOLU'DA BAŞLAMIŞ OLABİLİR"
4 bin yıl önce Güvercinkayası insanının yaşadığı evlerde bulunan ambar kalıntılarından ve çok sayıdaki öğütme taşlarından, ekonomilerinin başta tarıma; evcil ve yabani hayvan kalıntılarından da hayvancılığa dayandığı görülüyor. En çok koyun ve keçi tüketilmiş. Av hayvanlarının arasında da yabani koyun, keçi, sığır ve üç değişik geyik türü var. 6 yıllık çalışma sonunda üç at türüne ait kemik bulundu. Zoologların kanısı, yabani atlar nerede uzun süreli yaşamışsa, orada evcilleştirilmiş olmaları gerektiği doğrultusunda. Doç. Dr. Sevil Gülçur, evcilleştirmenin Anadolu'da başladığı görüşünün ağırlık kazandığına, bu açıdan bulguların önemine dikkat çekiyor.
ŞEHİRCİLİK ÖNCESİNDE KÖY AĞALIĞI
Kazı Başkanı Gülçur'a göre, yerleşmede, bir alan çok dikkat çekici. Normal konutların dışında, büyük bir yangın izi taşıyan yapılar topluluğu da var. Buradaki silolar, konutlardaki silolara göre çok daha hacimli. Ocak ve fırınlarda da aynı şey söz konusu. Kiler odasında da yan yana yerleştirilmiş yaklaşık 23 küp açığa çıkarıldı. Bu alanın diğer özelliği, hem yerleşim amaçlı, hem de dıştan gelecek tehlikelere karşı çok kalın duvarla çevrilmiş olması.
Doç. Dr. Gülçur, bunun, Anadolu'nun çok uzun süre devam edecek köy ağalığı düzenini hatırlattığını söylüyor. "Bu kadar kesin ve net gördüğümüz yer Anadolu'da çok az. Şehircilik öncesinde böyle bir gelişmenin somut belgesi."
EKİP 4 BİN YIL ÖNCESİNE TAŞINDI
Sosyal yaşantının çok iyi bilinmediği Güvercinkayası yerleşmesinde bulunan çok sayıda öğütme taşları, daha çok fırınların yanında. Bazı evlerde ise özel yerlere konulmuş. Gülçur, bunların öğütmeden farklı amaçlarla da kullanılmış olabileceğini belirtiyor. Ayrıca buranın büyük bir topluluğa yemek pişirme yeri de olabileceğini ifade ediyor. Bu taşların yaygınlığının bir sebebi de, eğer söz konusu olan bir ağa köyüyse, artı-ürün kıtlık zamanlarında dağıtılmış olabilir…
Güvercinkaylası'nda yüzlerce çanak çömlek parçası da bulundu. Bir kısmı ocak tabanlarına yerleştirilmiş, bir kısmı da dağınık durumda. Tavanlardaki çökme sonucu paramparça olan kaplar ise, binlerce yıldır kendilerini tümleyecek olan restorasyoncuları bekliyor.
Büyük bir itinayla atölyede çalışan öğrenciler önce onları yıkıyor, kurutuyor ve yap-boz oynar gibi tümlüyor. Eksik yerleri alçılayarak, ekibi 4 bin yıl öncesine götürmeyi başarıyorlar.
Doç Dr. Sevil Gülçur, bölgede yapılan ve hâlâ süren araştırmaların çok önemli sonuçlar doğurduğunu, eski varsayımların yavaş yavaş değiştiğini belirtiyor.
"Bugüne kadar Güneydoğu'nun ilk üretime öncülük ettiği söylenirken, Aşıklı Höyük kazısıyla, Orta Anadolu'nun da Güneydoğu Anadolu kadar eskiye gittiği belgeleniyor."
NEDEN KAYA ÜZERİNİ SEÇMİŞLER
Bölge, hammadde kaynakları açısından da çok zengin. Dönemin insanının kullanabileceği çok sayıda kil ve obsidyen yatakları var. Hammadde kaynaklarına ve geçitlere çok yakın. Yerleşim yeri olarak nehir kenarlarını seçmişler. Anadolu'da nehir kullanmak çok zor. Vadilerle parçalanmış, birbirine paralel giden yüksekliklerle bölünmüş bir bölge. Geyik olduğuna göre orman; at olduğuna göre çayır; sığır, koyun, keçi olduğuna göre yüksek arazi var sonucu çıkıyor.
Çok tabakalı höyükler yerine, neden kayalıklar tercih edilmiş? Gülçur'a göre yanıtlanmayı bekleyen en önemli soru bu. Artı-ürünün korunması mı hedeflenen? Dışarıdan gelen bir tehdit mi vardı? Yoksa, yerleşik-göçebe çatışması mı söz konusuydu? İnsan iskeleti yok, talan yok, ama yangın izi var. Terk edilmiş bir yer. İşte bu zincirleme soruların yanıtını bulmak için, Doç. Dr. Gülçur ve ekibi çalışmalarını sürdürüyor. Diğer kazılar ve çalışmalarla birlikte, yap-bozun parçaları bir araya gelecek ve insanlık tarihi için yeni bilgilere ulaşılacak.
Evcilleştirme, Anadolu'da mı başladı?
EĞİTİM DURUMU